Bilgisayar almak için kaç kilometre yol gidersiniz?

Evde bilgisayarsız kalmanın ne demek olduğunu geçtiğimiz hafta yeniden hatırladım. Sonuç; katedilen bir yol ve bu satırların da yazıldığı yeni bir bilgisayar.

Aslında yazım hazırdı. Uzun ve dolu dolu bir yazı yazdığımı sanıyordum ki Firefox’u bir eklenti marifetiyle yeniden başlattığımda caanım yazımın bir kara delik yutmuşcasına ortadan kaybolduğunu farkettim. Yine de özetlemeye çalışacak olursam;

Yaklaşık bir hafta on gündür bilgisayarsızdım. Her ne kadar cep telefonu biraz olsun takipte kalmamı sağladıysa da bilgisayar gibi olmuyor haliyle. Bu yüzden ne yapıp edip yeni bir dizüstü almam gerekiyordu ki yaptığım araştırmalar sırasında gözüme çarpan Teknosa‘nın “şimdi al, Şubat’ta öde” kampanyasına balıklama daldım.

Önceki bilgisayarlarım sırasıyla 2.7 ve 3 kg olduğu için önceliğim hafiflikti. İkinci önceliğimse uzun pil ömrü. Bu iki kriteri neler karşılıyor diye baktığımda ise karşıma Intel’in ULV işlemcisine sahip, kantarda 2 kilogramın altında çeken, 12″ - 14″ arası modeller çıktı. Bunlardan biri olan Acer Timeline 3810T‘yi Berkin‘de görmüş ve özelliklerini takdir etmiştim. Piyasada bulunabilen bir diğer model ise Lenovo’nun U350’si idi ve katettiğim onca yol sonrası karşıma da sadece bu model çıktı.

Teknosa, evet bir sürü şubesi var, her köşede, alışveriş merkezinde karşımıza çıkıyor ama benim gibi çeşit ve kriter arayan biriyseniz bu ufak mağazalar işinize yaramıyor. Bu yüzden rotamı yeni açılan Forum İstanbul’daki mağazasına çevirdim. Acer’ı bulmuştum evet, ama farklı modellerini. Lenovo U350 ise iki farklı modeliyle görücüye çıkmıştı. Bilgisayarın başında ufak bir sohbet ve ürünle ilgili mobil bir araştırmayla bu modeli satın almaya karar verdim. U350′nin benim için artıları olduğu kadar sizler için eksileri de olacaktır. Bunlar neler olabilir diye düşününce de karşımıza şu liste çıkıyor.

EKSİLER

  • Dizüstünde performans arıyorsanız, ben sadece İnternet’te gezinmem, oyun da oynarım diyorsanız bu modeli unutun. Çünkü U350 tüm özellikleriyle tasarrufa odaklanmış.
  • Ethernet girişinin sol tarafta olması, kablonun kaynağı bendeki gibi sağ taraftaysa sıkıntı yaratabilir. Girişin alt kısımda kalması, gelen kablonun Ethernet’in hemen yanındaki USB, HDMI ve VGA yuvalarını kapatması söz konusu olabilir. HDMI ile pek işim olmadığından, VGA’ya ihtiyaç duymadığımdan ve USB için kasanın diğer yanındaki girişleri kullanabildiğimden bende şimdilik pek sorun yaratmadı. Dediğim gibi, ihtiyaç meselesi.
  • Klavyedeki “ü” harfi ile “,/; ” işaretlerini sıklıkla kullanıyorsanız bunların diğerlerine oranla daha küçük tasarlanması sıkıntı olabilir.
  • FN tuşu klavyenin sol altına yerleştirilmiş. Daha önce kullandığım dizüstü bilgisayarlarda burada CTRL olduğundan alışmak biraz zaman istiyor.
  • Multimedya severlere kötü haber, U350′de DVD yazıcı gibi bir optik sürücü bulunmuyor.
  • Dizüstü bilgisayarda büyük ekran sevenler, U350′nin 13.3″lik ekranından alışana kadar hoşnut kalmayabilir.
  • Lenovo Türkiye’nin sitesinde IdeaPad U serisi için sadece U110′dan bahsedilmiş. Güncelleseler fena olmaz.

ARTILAR

  • Ürün gerçekten şık tasarlanmış, Lenovo’yu kutlamak gerek.
  • Kapaktaki hafif gizli desen ayrı bir hava verirken deri kaplı bilgisayar kullanıyormuşsunuz hissi doğuruyor.
  • Gereksiz hiçbir düğme ve ışığa yer verilmemiş. Caps Lock ışığı bile bastığınız tuşun üzerinde ve hiç sırıtmıyor.
  • Arkadan aydınlatmalı LED ekran pil ömrünü uzatırken, 10 birimlik ekran ışığını 3 birimde kullanmak bile yeterli oluyor.
  • Klavyenin üst tarafındaki ortam ışığı sensörü, gelen Lenovo Energy Management programı sayesinde ışığı otomatik algılayarak ekran parlaklığını kendi ayarlayabiliyor.
  • Klavyenin kullanımı genel anlamda rahat, yormuyor.
  • Hoparlörler ön alt tarafa yerleştirilmiş. Eski bilgisayarlarımdan Dell Inspiron 6400′de de öyleydi ama eğim farklı yönde olduğu için yazı yazarken bileklerinizi yerleştirdiğiniz anda sesi de kısmış oluyordunuz. U350′deki içe eğimli alan bu boşluğu kapatmanızı önlerken ses kalitesinde herhangi bir noksanlık yaratmıyor.
  • U350′de Dolby Sound Room desteği bulunuyor. Henüz yalnız kalıp son ses müzik dinleme fırsatım olmadı ama düşük seviyede bile yüksek kalite ve netlikte sesin kulaklarımın pasını sildiğini söylemem gerek.
  • 4 hücreli pil ilk başta yetersiz gibi gelse de ilk gün itibariyle 6 saati aşan pil ömrü oldukça memnuniyet verici. Vista yerine XP ya da Windows 7 olsaydı daha da artacağını düşünüyorum.
  • Klavyede FN + F2 kombinasyonuyla ekranı tamamen karartabiliyorsunuz. Kısa süreli uzaklaşmalarda bu işlemi yapmak pil ömrünü uzatan faydalı bir özellik.
  • U350′de henüz denemediğim yüz tanıma fonksiyonu bulunuyor. Bilgisayarınızı kem gözlerden korur mu bilemem ama başkaları açamayacağı için bilgilerimi güvene alma konusunda içimi rahatlatıyor.

Yazdığım başka artı ve eksiler de vardı ama başta belirttiğim gibi Firefox’un kurbanı oldum. Aklıma geldikçe eklerim elbette. Ben, aradığım özellikleri karşıladığı için beğendim. Sonuçta önemli olan neye ihtiyaç duyduğunuz. Başta belirttiğim gibi amacınız oyun oynamak ve performans ise uzak durun. Yok, bana da hafif ve uzun pil ömrü olan bir bilgisayar gerek diyorsanız U350′yi - hem de şu anki fiyatıyla - alınabilecekler listenize ekleyebilirsiniz. Ürünün temel teknik özelliklerine buradan ulaşabilirsiniz.

Peki, bu bilgisayarı alabilmek için ne kadar mı yol katettim? Yaklaşık 50 kilometre. Peki siz, almak istediğiniz bilgisayar için ne kadar giderdiniz?

Görüşmek dileğiyle,
Melih Çelik
9-10 Kasım 2009 karışık

  • Share/Save/Bookmark

Kusura bakmayın, bu konuya benzer bir şey yazmamışım bugüne kadar.

Yorum Yapın

Mesajınız